astana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
astana etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Nisan 2019 Perşembe

NUR.KZ Sitesindeki ropörtajım

Herkese kucak dolusu selamlar
Bildiğiniz gibi artık blogta pek gezinmiyorum ama önemli gelişmeler oldukça buradan bilgilendirmeler yapmaya devam edeceğim. :) Kısa bir süre önce  Kazak sitesi Nur..kz ye ropörtaj vermiştim. İşte o ropörtaj artık yayında! :)))) Rusçaya cevrilerek yazılmış olsa da ben buradan Türkçe versiyonunu da sizlere aktarayım :),

Aşağıdaki başlığa tıklayarak göz atabilirsiniz :)

Nur.Kz Ropörtaj


Türkçesi:


1.       Eşimle nasıl tanıştım?
Aslında çok uzun bir hikaye ama şöyle bir özet geçeyim; Eşim İzmir Dokuz Eylül üniversitesinde okuyordu. Benim de o sıralar Kazakistan'a ılgım başlamıştı.Birbirimizi Facebook üzerinden eklemistik. Sonra bir gün benim Joon Ho adında Koreli bir arkadaşım İzmir’e geleceğini ama kalacak yer bulamadığını söyledi. O sıralar hiç konuşmamış olsak da eşimin burada okuduğunu biliyordum. Numarasını bulup eşimle arkadaşıma yardımcı olması adına iletişime geçtim. Eşim sağ olsun hemen kabul etti ve arkadaşımı ağırladı. Sonra bir gün buluşmaya karar verdik. O buluştuğumuz gün birbirimizden etkilendik ve düzenli olarak konuşmaya başladık.

2.       Ailelerimiz evlenmemize nasıl izin verdi?
Hiç kolay olmadı diyebilirim. Bilindiği gibi Kazaklarda aslında yurtdışından kız almak pek görülmeyen bir şey. İlk olarak eşim ailesine anlattı ve zor da olsa kabul ettirdi ama benimkileri ikna etmek için çok uğraştık. Annem uzak diye göndermek istemiyordu yoksa eşimi çok sevmişti. Biraz sabır ve kararlılıkla ikna etmeyi başardık ve sozlendik.

3.       Kazaklarda gelin olmak kolay mı zor mu?
Kazaklarda gelin olmak açıkçası çok da kolay değil. Kazakistan’da çoğu işi gelinler yapıyor. Bu bir gelenek haline gelmiş ve önemle üzerinde durulan bir konu. Ben ilk başlarda öğrenemeyecegimi düşünmüştüm ama hiç beklemedigim kadar hızlı alıştım. Çay verme adabı, sofra hazırlama adabı, evin büyüklerine karşı nasıl davranılması gerektigini, evin içinde halat ve beyaz başörtüsü giyilmesi gibi birçok şeyi kapatmıştım. 😊 Bir süre sonra kazı yaptım, keçi sağdım, bahçeyle ilgilendim, çocukların bezini yıkadım, çocuklarımı beşiğe böledim, et astım, mantı yaptım ve bunun gibi bir Kazak gelinin yaptığı tüm işleri ben de yaptım. Bütün bunları öğrenmek beni daha da mutlu etti. Kazakistan’da yaşadığım iki buçuk sene içerisinde tam bir Kazak oldum.

4.       Kazakistan’da bana ilginç gelen bazı durumlar
Biz aslında kardeşiz bir milletiz ama farklılıklarımız da bir o kadar çok. Bazı şeyleri Türkiye’de görmek mümkün değil. Beni en çok şaşırtan şeyler; Yoldan geçen herhangi bir arabayı durdurup taksi olarak kullanmak. İlk gördüğümde çok tuhafıma gitmişti. Korkuyordum bindigimizde falan içimden dua okuyordum. Sonradan artık kendim taksi tutmaya başladım. Hatta pazarlık bile yapmisligim var. 😊 İkinci tuhafıma giden belediye otobüslerinin  içinde bilet kesen muavinin olması. Bunun dışında bir de trafikte yayalara öncelik tanınması ilginç gelmişti. Baya arabalar yayalara yol veriyordu. Bu duruma alışmam baya uzun sürmüştü.

5.       Kazakistan hakkında genel düşüncelerim
       Ben Kazakistan’a gelin geldiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Aile içi sevgi , saygı ve bağımlılığı bir kez daha öğrendim. Özellikle Kazak düğünlerine gitmek , o güzellikleri görmek , o muhteşem sofralarda yer almak tarif edilemez. Şimdi Kazak ailemde beni sevmeyen yok. Ben de onları çok seviyorum. İyi ki böyle bir karar vermişim iyi ki Kazakistan’ın gelini olmuşum.


23 Mayıs 2017 Salı

Benim bir blogum vardı!

Bundan uzuuun zaman önce Zeynep adında bir blogger varmış. Diyerek devam etsem ya? 😁 Nasıl bir boşvermişlikse benimki oğlumdan başka bir şey yokmuş gibi yaşıyorum. Unuttum benden yazı bekleyen blog severler olduğunu. Bu sefer size Kazakistan'da gördüğüm ve " O neydi gız " dediğim bazı tuhaflıklardan bahsetmek istiyorum. Bunu sadece eğlence amaçlı yazacağım yoksa ne haddime herkesin hayatına kimse karışamaz. 😄😜
 Başlayalım mı? Hadi o zaman.
1:
Kış aylarında çok sokağa çıkamasam da markete falan gidiyordum. Yani tam kış değil de kış bitimine yakın zamanlarda. Erkeklerin birçoğunda gördüğüm ve ister istemez dikkatimi çeken " içlik üstüne kapri giymek". Eneee! O ne gı? :D İlk gördüğümde dedim herhalde bir kişi falandır bunu yapan. Yok anam baya baya çok görünce buradaki mahalle modası bu sanırım dedim. Hani taytlar var ya kışın pantolon altına giyilen işte onun üstünde şort ya da kapri düşünün. Öyle bir görüntü :))))
2:
Teyzelerin kürk giyme merakı ve altın dişler. Buradaki teyzoş ve amcoşlar dış giyimlerine pek bi düşkünler. Pazen etekle dolaşan teyze görmedim hiç. Kürk giyiyor hepsi. Kürk mantolar öyle ucuz da değil ha! Bir de kimin dişinde ne kadar altın varsa o zengin sayılıyor. Teyzoşlar şıkır şıkır burda. Kazakistan'da halkın geneli öyle gerçi. Ben garibim spor ayakkabıyla geziyim teyzoşlar tikkidi tikkidi topuklularla. :D
 3:
Gazete kağıdını tuvalet kağıdı olarak geri döndürme. Burda satılan tuvalet kağıtları Türkiye'deki gibi yumuşacık selpak fillerinden oluşmuyor Canlar. Burda gazete kağıtları dönüşüme uğrayıp kara tuvalet kağıdı oluyor. Yumuşaklar da var ama herkes bu kara kağıtları alıyor. Mantıklı aslında yani ne gerek var bir kullanımlık şey sonuçta. İlk gördüğümde şaşırmıştım da alışıyo insan :D
4:
Astana'da bazı bölgelerde kanalizasyon yok. Evet yok! Bir araba geliyo insanların yere kazıp depo yaptıkları yeri boşaltıp gidiyo. Bulaşık, çamaşır, banyo, tuvalet bütün sular bu depoda toplanıyo sonra buradaki pis suyu o araba gelip 20 tl gibi bir ücretle temizliyor. Yine başta şok olduğum sonradan alıştığım bir durum. Gerçi halk halinden memnun. Bizimkiler olsa kırk kere Belediyeye giderdi protestolar bitmezdi.

Ya işte böyle durumlar var burada. İlk başta çok ilginç gelse de şuan sanki yıllardır burdaymışım gibi normal geliyo. Kazakistan bambaşka bir dünya! Gelip görmeniz dileğiyle ☺️:))

4 Haziran 2015 Perşembe

Astana'dan herkese merhaba!

Hayırsız blogger Zeynep sonunda bir şeyler yazmaya ve yüklemeye karar verdi sevgili okurlar. :) Evleneli 1 buçuk ay oldu ve buraya alışmaya çalışmak, aileyle kaynaşmak ve örfü adetleri öğrenmek için yeterli bir zaman değil takdir edersiniz ki. :) Bu yüzden her ne kadar yazma istesem de bir türlü vakit bulamıyordum. Bugün ne olursa olsun yazacağım dedim. Benden haber bekleyen, foto ve video bekleyen birçok kişi var biliyorum. Bu yüzden ilk izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.
Astana'ya ilk geldiğim günlerde çok tuhaf karşıladığım fakat şuan normal olarak gördüğüm birkaç şeyden bahsedeyim. Bunlardan ilki; bina yapıları. Burada öyle Türkiye'deki gibi dar sokaklar bitişik binalar bulmak çok zor. Burada her şey yerli yerinde ve bir düzen içerinde. Ee İzmir'den gelen birinin burada kendini nasıl hissedeceğini bir düşünün. :) Bakkaldan tutun da iş yerlerine kadar her şey kapalı. Dışarıda bir tezgah görmeniz neredeyse imkansız. Sanırım bu Astana' nın sert ikliminden kaynaklanan bir durum. Bizim bakkallarda olduğu gibi dışarıda asılı top fileleri , ekmek ve dondurma dolabı arıyor insanın gözü ama hepsi içeride. :))) 

Sokaklar tertemiz ve düzenli. Karmaşıklığa alışkın biri olduğum için bir süre üzerimden atamadım bu şoku ama şimdi bu görüntüler bana normal görünmeye başladı. Yine de güzel İzmir'imi ve insanlarını çok özlüyorum.
Astana insanı biraz soğuk ve çekingen. Eşimin dediğinine göre Güney Kazakistan insanı Kuzeye göre daha sıcakmış yani Almaty insanı daha bir sıcakmış. Ben henuz bir yorum yapamıyorum bana göre hepsi çok iyi insanlar. 

8 Mayıs 2015 Cuma

Ben Kazakistan'dayım

Merhabalar herkese, up uzuuuuun bir aradan sonra bloguma yazabiliyorum. Biliyorum birçoğunuz merakla bekliyorsunuz yazılarımı. Ben yaklaşık 10 gündür Astana'dayım. 17 nisanda düğünümüz oldu. Sonra İstanbul'a geçtik daha sonra ordan uçakla Almaty'ya geldik. Orada akşama kadar gezdik sonra trenle Astana'ya geçtik. Birçok güzel anımız oldu. :) 20 günlük evli biri için çok fazla mutluyum ve güzel anıya sahibim. :))) Çok şükür ki aile ve eş yönünden çok şanslıyım. Astana'ya geleli 10 gün oldu ama birçok yer gezdim , gördüm, eğlendim. :) Şimdi sizle birkaç fotoğraf paylaşayım diyorum, özellikle Kazakistan'ı merak edenlere iyi gelebilir diye düşünüyorum. :) 















Bu yazıda sadece Astana fotoğraflarına yer vermek istedim. Astana' da yaşamı daha sonra anlatacağım. Umarım beğenirsiniz. Takipte kalın :)

6 Nisan 2015 Pazartesi

Yolculuk var!

İyi geceler mi desem? İyi sabahlar mı? Gün içinde uyuduğum için şuan uykum yok. Bu yüzden bloguma bir uğrayım dedim. Büyük gelişmeler var ama şuan için sadece birkaç şey paylaşacağım sizinle. Çok yakında Kazakistan'a gidiyorum.( Temelli ). Gününü söylemeyeceğim biraz sürpriz olsun istiyorum. :))))))) Bugünlerde telaşlıyım ve karışık duygular içerisindeyim. Hem Kazakistan'ıma gitmenin mutluluğu hem de Türkiye'mden ayrılmanın hüznünü yaşıyorum. Geride bırakmayı göze aldığım şeyler kadar gideceğim yerde beni bekleyen mutluluk da önem taşıyor benim için. Bir şeylere başlamak ve başarmak için fedakarlık, sabır ve zaman gerekiyor. Benim için yeni bir hayatın başlangıcı olacak bu gidiş. Peki özlemeyecek miyim buraları? Nasıl özlemem! Daha gitmeden başladım özlemeye. :) Boyozu, sahilde yürümeyi, sokak satıcılarını, Akdeniz meyve ve sebzelerini hatta sıcaktan bunalmayı bile özleyeceğim. Kafamı derin dondurucuya sokarak serinlemeye çalışmayı, bangır bangır dinlenen yaz şarkılarını, İzmir'in hep geç gelen otobüslerini, dar sokaklarını, neşeli insanlarını... Çoğu zaman şikayet ettiğim birçok şeyi özleyeceğimden eminim. Tüm bunların yanı sıra Astana'da beni bekleyen güzel yürekli insanlar ve o güzel ülke beni bir mıktanıs gibi çekiyor. Hani insan kaderinde ne varsa ona doğru gidermiş ya işte benimki de o hesap. Kaderime doğru emin adımlarla ilerliyorum ama yine de bir yanım buruk. Bugün elime ulaşan pasaportum da benim gibi sulu gözlü birini duygulandırmaya yetti.

23 Ocak 2015 Cuma

Bu dizi bir harika dostum!

Uzuuuuuun aradan sonra yine ben. :) Yine bomba gibi bilgilerle buradayım. Benim gibi Orta Asya hayranlarının özellikle de Kazakistan hayranlarının büyük ilgisini çekecek bir dizi keşfettim. Ama eminim ki siz de benim gibi şaşırıp kalacaksınız. 2010 da çekilmiş olan bu dizinin adı '' ASTANA - MAHABBATIM MENİN '' ve asıl çarpıcı olan kısım konusu. Dizide bir Türk kızla Kazak oğlanın aşkı işleniyor! Ben bunu öğrendiğimde harıl harıl diziyi araştırdım. Şansıma o aralar internetim de kesikti bulamadım falan. En son Rusça olarak buldum mecburen izledim :( Ama daha sonra kazakça olanını da bir arkadaşım bulup bana gönderdi. :) Maalesef Türkçe dublajlı yok. Ama yetkililere ulaşacağız bu konuyu açacağız :) Şimdi diziyle alakalı video ve fotoğraflara bakalım mı? :)
Dileyenler bu verdiğim linkten diziyi izleyebilirler.Ama kazakça olarak var sadece :/  '' http://kaztube.kz/ru/video/82889''

Oyuncular hakkında ;
İnzhy (inci ) rolünde Bahar AKÇA.



Erlan rolünde Adil AHMETOV


Kemal rolünde ERMAN BURMALI


Marzhan rolünde Bibigül 


Abzal rolünde Dastan ORAZBEKOV ( Aynı zamanda da ORDA grubunun solistlerinden )

Diziden kareler :









6 Temmuz 2014 Pazar

ASTANA günü ( Astana day )

Sıpsıcak temmuz akşamından selamlıyorum. Biraz yaz akşamı programı sunar gibi oldu ama idare edin. :)) Bugün yine Kazakistan'da önemli günlerden biri. İçinizden '' Ne bitmek bilmez özel günlermiş'' dediğinizi duyar gibiyim. :D Evet gerçekten de çok fazla özel gün var Kazakistan'da. Ama bence bugün öyle geçiştirilecek bir gün değil. Bugün Astana şehrinin kuruluşunun yıl dönümü. :)) Bugün Astana 16 yaşında koca bir delikanlı oldu. Işıl ışıl sokakları ve asaletiyle bir adım daha öne çıktı. Her ne kadar henüz Kazakistan'a gidememiş olsam da kuşlarım sayesinde her şeyden haberim oluyor gerekli bilgileri edinip sizinle paylaşıyorum. :)) Astana kurulalı henüz 16 yıl olmasına karşın büyük bir hızla gelişmekte olan bir şehir. Çok çalışılıyor. Kazakistan hükümetine bayılıyorum açıkcası. Bu kadar kısa sürede bu kadar hızlı gelişme gösteren bir ülke daha yok bence. Astana günü dolayısıyla bugün resmi tatil oluyor ki zaten pazara denk geldi. :)) Sokaklar meydanlar cıvıl cıvıl.. Ayrıca çeşitli konserler ve dünyaca ünlü şarkıcıların da katılımı mevcut. Bu yıl Akon ve Blue grubu katılmış. Elime az miktarda fotoğraf geçti onları sizlerle paylaşıp yazımı sonlandıracağım. :) 















5 Temmuz 2014 Cumartesi

Yine bir rüya yine umutlar

Merhaba orada bir kaç tane okur var mıdır acaba? :) Bugünkü yazma sebebim yine gördüğüm muhteşem bir rüya :) Biliyorsunuz ki Allah rüya aleminde size bir takım şeylerin haberini verebiliyor tabi bu her rüya için geçerli değil. Kötü rüyalar genelde şeytandandır. Onları yorumlamayıp unutmak en hayırlısıdır. Ama şimdi anlatacağım rüyayı niçin önemsediğimi eminim anlayacaksınız. :)
Öncelikle şunu söyleyim tabi ki rüyam Kazakistan'da geçiyor. :)) Rüyamda Kazakistan'a gidiyorum beyaz büyük bir uçakla. Yanımda annem ablam ve abim de var. Neyse vardık Kazakistan'a. Bu sefer Astana'daki nehirden karşıya geçiyoruz büyük mavi bir vapurla ve nehrin suyu o kadar parlak ve berraktı ki hayran hayran izliyordum. :) Bir yandan da anneme gösteriyorum. Sonra indik karşıdan Hazret sultan camiiyi görüyorum ışıl ışıl parlıyor zaten bembeyaz, anneme diyorum işte orası oradan gideceğiz Amankolara diyorum. Ondan sonra da bir asansöre biniyoruz asansörün ipi kopuyor hızla düşerken dua edip yalvarıyorum öylelikle asansör birden yükseliyor ( vay be ben neymişim :D ) Sonra bir markete giriyoruz markette kayısılar ve süt görüyorum. Daha sonra oradan da çıkıyoruz. Teyze oğlunu görüyorum beyaz bir arabayla gelmiş o da. Amankonun çalıştığı yere gidiyoruz orada rus bir kız bana sarılıyor ama kazakça konuşuyor. :D Hoş geldin diyor. Meğerse o kız benim facebooktan konuştuğum bir arkadaşımmış orda görünce ondan sevinmiş. :)) Sonra amankonun yanından ayrılıp evlerine gittik öylece uyandım. :) Allah hayra çıkarsın ama uyandığımda çok mutluydum :))) Bu tarz rüyaların iyi şeylerin habercisi olduğuna inanıyorum. :)) Rüyalarınızın gerçek olması dileğiyle takipte kalın :))