12 Eylül 2015 Cumartesi

İnternet üzerinden para kazanmak!

Merhaba arkadaşlar,
Bu aralar pek bir yoğunum. İş güç derken blogumu ihmal edip duruyorum. :( Bu durumu telafi etmek için de sizinle İnternet üzerinden para kazanmanın yollarından bahsedeyim diyorum. Eminim  benim gibi İnternette vakit geçiren birçok kişi vardır. Ben de birkaç senedir bu anket doldurma sitelerine falan üye oluyordum ama pek çoğu fos çıkıyordu. En son bir tanesine üye oldum baya imkan sağlıyor. Anket doldurarak para kazanma sitelerinden en iyisi bence Napolyon' dur. Hem bir Türk sitesi hem de sağladığı olanaklar iyi. Mesela ilk kayıt olduğunuzda  direk size 8.000 puan veriyor sonra siz onu anket yaparak çoğaltıyorsunuz. En basitinden 2.000 Napolyon puanıyla bir kitap alabiliyorsunuz. Böyle ufak tefek de olsa ihtiyaçlarınızı gidermenizi sağlıyor. 
İşte bu link üzerinden kayıt olup siz de puan biriktirmeye başlayabilirsiniz. Öyle reklam yapan biri değilimdir bilirsiniz. Bu gerçekten sağlam bir site :) 
Bunun dışında ben bir de makale yazarak para kazanmaktayım. O da şöyle oluyor: Yazar arayan sitelere başvuru yapıyorsunuz, örnek yazı istiyorlar ve uygun görürlerse yazar kadrosuna ekliyorlar. Siz bilgi ve hayal gücünüzü kullanarak yazı oluşturuyorsunuz onlar da kelime sayısına göre size ödeme yapıyorlar. :) Ben bu işten ortalama aylık 150- 200 kazanıyorum ki vakit ayırabilsem daha da fazla olabilir bu rakam. İşte, benim size önereceğim yazar alan siteler bunlar: www.icerikyazdir.com, www.ozgunmakalem.com 
Umarım az buçuk yardımcı olabilmişimdir. :)

30 Temmuz 2015 Perşembe

Kazakistan'dan Türkiye'ye

Selamunaleykum ey blog ehli! :) Bir zamanlar bu blogun bir yazarı vardı değil mi? İşte o tembel yazar bugün geri döndü ve bir şeyler karalamaya karar verdi. O kadar uzun ara verdim ki birçok olay geçti başımdan. Hangi birini anlatacağım bilmiyorum. Bu yazımda size Kazakistan'dan Türkiye'ye yaptığım mecburi dönüşü anlatayım en iyisi. Bunu anlatmaktaki amacım Kazakistan'a gidecek olanların da benim düştüğüm hatalara düşmemelerini sağlamak ve bilgi vermek bunu da belirteyim.
Bildiğiniz üzere ben Kazakistan'a gelin gittim. O kadar iyi ve temiz bir eşim var ki Rabbime ne kadar şükretsem azdır. Buradan ona selam vereyim muhtemelen okuyacak bu yazımı. :)))) Eşim kadar ailesi yani ailemiz de çok sabırlı, merhametli, gönlü zengin insanlar. Böyle güzelliklerin arasında ufak tefek problemler de olmadı değil. İşte aslında ufak bir problem gibi gözükse de sonuçlarının baya pahalıya patladığı bir durumdan bahsedeceğim şimdi. 
Kazakistan'a ilk gittiğimizde yaptığımız ilk iş nikah işlemlerine koşturmak oldu fakat bilmediğimiz bir şey vardı; Kazakistan'a giriş yaptıktan sonra 5 gün içinde yabancılar şubeye giderek ikamet kaydı yaptırılması gerekiyormuş. Aksi halde para cezası hatta ve hatta sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalınabilirmiş. İşte biz bu para cezası bir güzel ödedik çünkü bu kuralı bilmeden 10 gün boyunca lay lay lom dolaştık. Her neyse tam parayı ödedik sorun bitti derken demesinler mi her ay ülkeye giriş çıkış yapmanız gerekiyor diye! Ben aldığım cezadan ötürü bir yıl boyunca hiçbir işlem yapamazmışım bu sebeple de her ay ülkeden çıkmam gerekecekmiş eğer yapmazsam da sınır dışı edilecekmişim. Ne yapacağız diye kara kara düşünürken bu ay Rusya ya gidip gelelim bari dedik. Rusya'nın Omsyk şehrine giriş çıkış yaptık tabi bunu yaparken benim yüreğim ağzıma geldi sınır dışı edileceği diye. Neyse ki problemsiz bir şekilde geldik tekrar Astana'mıza. Bu ayı bu şekilde atlattık atlatmasına da bir de bunun öbür ayı vardı. Yine başladık düşünmeye taşınmaya. Biz böyle uğraşıp dururken ay sonu geldi çattı. Artık çaresizce tekrar çıkış yapma hazırlıklarına başladık. Tüm bunlar olurken başıma öyle bir şey geldi ki ''yuh'' diyeceksiniz. Sen Türkiye'den kapkaçın meslek haline gelmiş yerden git Astana'da çantanı kaptır! Olacak iş mi bu? Kimin başına gelirdi ki zaten benden başka? İçinde para olsaydı içim yanmazdı. Kimliğim, pasaportum ne varsa uçtu gitti. Çıkış yapmama kalmış 8-9 gün ortada ne pasaportum var ne kimliğim. O gün yaşadığım korkuyu, üzüntüyü ve pişmanlığı kelimelerle tarif edemem. Tüm gün çantanın izini sürüp yorgun düşünce de camiye sığınarak ağladığım o anlar hafızalarımdan asla çıkmayacak. Neyse durumu polise bildirdikten sonra Elçiliğe gittik. Bana dedikleri '' Sana sadece Türkiye'ye gidebileceğin bir geçici pasaport çıkartacağız''. Buyur buradan yak! Yani ben Türkiye'ye geri dönecektim hem de tek başıma. Çıkış yapmama son bir gün kala geçici pasaportum hazırlandı ve ailem bana o günkü İstanbul biletini alarak uğurladılar. Uçağa binmemle gözyaşlarımın dökülmesi bir oldu. Üstelik oruçluydum. Sabah Astana sokaklarındayken gece İstanbul'da oldum. Hava limanında da birkaç problem yaşayarak sorun kotamı doldurdum ve İzmir'e anacığımın kucağına attım kendimi. 
Tüm bu olaylar nedeniyle ve benim cezamın bitmesini bekleyeceğimiz için bir sene Türkiye'de yaşamaya karar verdik. İşte siz yazı yazmamı beklerken ben bunlarla uğraşıyordum. Siz siz olun Kazakistan'ın kurallarını iyice öğrenmeden yola çıkmayın! :)
Şimdi ne halde olduğumuzu soracak olursanız gayet iyiyiz. İzmir sıcağında kavruluyoruz.

15 Haziran 2015 Pazartesi

Kazakistan'da karşılaştığım ilginç durumlar

Merhaba herkese! Artık yavaş yavaş anıları yazamaya başlamak istiyorum. Yaklaşık 2 aydır Kazakistan'dayım ve hala bir şeyler paylaşmış değilim. Beni anlayacağınızı düşünüyorum malum, yeni bir hayat, yeni bir ülke , yeni adetler vs. alışmak zaman alıyor. Tüm bu yaşadığım değişimler yazma konsantremi de olumsuz etkiliyor ama yine de yazmak için sınırları zorlayacağım. :)
Bugünkü yazımda Kazakistan'da karşılaştığım ilginç olayları anlatmak istiyorum. Geldiğimden beri evraklarla uğraşmaktayız bu sebeple de sürekli Astana sokaklarındayız. :) Hele ilk haftalarda bir gün evde oturamadık. Neyse işte bu gezmeler ve tozmalar arasında Kazakistan'ı ve Astana'yı da keşfetmiş oldum. Kazakistan'a giden hemen herkesin dikkatini çeken ilk şey, istediğiniz her arabayı taksi olarak kullanıyor olabilmenizdir. Benim de ilginç bulduğum şeylerden biri bu olmuştu. Nasıl yani? diyebilirsiniz. Şöyle; elinizi kaldırıyorsunuz, herhangi bir araç duruyor siz pazarlık yapıyorsunuz misal; ''Beni Haziret sultan camiisine 500 tengeye götürür müsünüz?'' diyorsunuz. Karşıdaki kişi kabul ederse binip gidiyorsunuz. Türkiye'de asla olmayacak bir durum bu ve de denenmemesi gereken bir durum. Kazakistan'ı bu konuda takdir ettim çünkü kimsenin karısına kızına yan gözle bakmıyorlar bu insanlar, yani rahatlıkla binebiliyorsunuz arabalarına. Ha öyleleri yok mu? Elbette ki vardır ama maalesef canım Türkiye'mdeki gibi değil. Şayet bu alışkanlık Türkiye'de olsaydı günde kaç tane ölüm ve hırsızlık haberleri alırdık kim bilir?!
Ben Kazakistan'a geldiğimden beri sayısız kere bindim bu taksilere. Hatta bazen para almadan bırakanlar bile oldu. :) 
Kazakistan'daki bir başka ilginç şeyse otobüslerde büyüklere yer vermenin zorunlu olması. Bu hem iyi hem de ilginç bir durum. Çünkü eğer yer vermezseniz çok sert bir şekilde uyarılabilirsiniz. Bu kişilerin çok yaşlı olması gerekmiyor sizden büyüklerse mutlaka yer vermeniz lazım. Hatta otobüslerde bu durumla alakalı uyarı yazıları bulunuyor. İlk gördüğümde çok şaşırdığım ama şimdi normal gelen durumlardan biriydi bu. :) 
Bu arada Kazakistan'da otobüslere bindiğinizde sizi bir muavin karşılıyor, yol parasını alıyor ve size bilet veriyor. Belediye otobüsleri bu şekilde işliyor. :)